Son günlerde, bir Blograzzi’den ayrılma sevdasıdır aldı başını gitti. Bende dayanamadım ve bu konu üzerine bir iki şey söylemek istiyorum. Benim aklımda kalan ilk Blograzzi’den ayrılan ise PARANTEZİCİHAYATLAR’dı sanırım. Neyse bir önemi yok. Bu arada son günlerde blograzziden ayrılanlar üzerine olsa gerek, nihayet bir açıklama yayınlanmış. Gözüme takıldı…
Teknoloji Herşeyim’i ilk açtığımda, bende Blograzzi’ye üye oldum ve blogumu yayınlamaya başladım. Sürekli güncellenen bir teknoloji sitesi olduğundan dolayı olsa gerek (neye göre sıralama yapılıyor inanın bilmiyorum) ilk günlerde, Blograzzi ana sayfadaki “En aktif bloglar” arasında göründü hatta en aktif bloglarda ilk sıraya bile çıktığı gün oldu. E tabi yeni açılmış bir blog için insan, “vay be ilk günden en tepelere çıktık” diye düşünüyor. Ama biraz etraflıca araştırınca aslında kazın ayağı başka..
Blograzzi forumlarını da defalarca dolaştım, neye göre hangi algoritmaya göre puanlama yapılıyor ve siteler üste çıkıyor ya da alta iniyor tam bir yanıt bulamadım. Arda Kutsal sağolsun kendince birşeyler açıklamaya çalışmış ama bu yeterli değil. Yani insan düşünüyor 1 gün önce siten 3000 küsürüncü sıradayken bir gün sonra nasıl oluyorda 1500 sıra birden yükselip 1500. sıralara çıkabiliyor. Neyse bunu da geçtim… Asıl meseleler daha da büyük.
Hani bir teorim vardıya, “blog ne kadar güncel olursa, RSS’den takipte olan Blograzzi bunu anlıyor ve blogu en aktiflerin arasında gösteriyor. Hayır efendim yok öyle birşey. Bir gün önce bakıyorum “en aktiflerde 2. sıradayım” ertesi gün -ki güncellemelere aynı tempoda devam etmeme rağmen- en aktiflerin arasından kaybolmuşum. Aldığım yorumlar verilen kıytırık puanlar ve favorilere ekleme meseleleri ise dün nasılsa bugünde öyle olmuş. Peki nası olmuşta bu blog en aktiflerde bir anda yok olmuş? Bunun da cevabı yok, çokta önemli değil zaten.
Birde günün blogu uygulaması var ki evlere şenlik.. Orda hergün bir günün blogu seçiliyor ama neye göre, kim, nasıl seçiyor bunlar devlet sırrı gibi saklanıyor. Bazen bir bakıyorsunuz, içerik olarak vasat, 2 gün önce açılmış blog günün blogu seçiliyor. Şahsen benim için günün blogu felan seçilmek çok bişey değil, eğer bu blogu birileri takip edecekse, zaten eder kardeşim mevzu bu değil. Olay “neye göre seçiliyor bu bloglar”??? Bu da muamma..
Ana sayfadaki ilk 20 ise maaşallah hiç değişmiyor nerdeyse. Aralarında gerçekten ilk 20 de olmayı hak eden arkadaşlarım da var. Bu insanlar gerçekten yerlerini hak eder derecede bir okuyucu kitlesine sahipler ve keyif veren içerikler üretiyorlar. Bunları katmayarak konuşuyorum..
Ama o ilk 20′de öyle isimler var ki blog bile değiller.. Misal, orada bir komünitenin ne işi var Allah aşkına. Burada kimse sanmasın ki Bildirgeç‘e gıcığım var ya da herhangi bir kuyruk acısı durumu söz konusu.. Asla.. Anlayamadığım bu ilk 20 neden hiç değişmiyor, blog bile olmayan o sitelerin orada ne işi var..
Bir diğer konu, Google, Alexa gibi sitelerin değerleri neden blograzzi de geç güncelleniyor yoksa ellemi güncelleniyor? Anlayabilmiş değilim.
Ha, bana Blograzzi’nin herhangi bir katkısı oldumu? Orada aldığım 3-5 yorum dışında ne doğru dürüst ziyaretçi getirdi, ne de tanıtıma bir katkısı oldu.
Yazdıkça yazası geliyor insanın Blograzzi’nin bitmek bilmeyen problemleri hakkında. Ama bende konuyu fazla uzatmak istemiyorum. Bir tepki olarak Blograzzi’den ayrılmayı düşünüyorum bende. Gerçi bu seferde kendini bilmez bazı densizler reklam için Blograzzi’den ayrılıyorsunuz gibi laflar edecekler ama hiç önemli değil.
Bu yazı asla kimseyi kötülemek için yazılmadı. Sadece Arda‘nın biraz öz eleştiri yapması gerekiyor. Blograzzi gibi bir markayı yarattıktan sonra böyle boşvermişlik, böyle vurdum duymazlık, böyle çifte standart olmamalı. Arda Kutsal’a nacizane tavsiyem, “Blograzzi marka olma yolunda ilerlerken, biraz silkelenip kendine gel ve üyelerinin sorularını cevapsız bırakma” şeklinde olacak…
Bu yazıyı benim cache blogumda daha önce yayınlamıştım ancak olaylar ayyuka çıkınca buraya taşıdım.